This is a tumblelog, kinda like a blog but with short-form, mixed-media posts with stuff I like. Scroll down a bit to start reading, or a bit more to read more about me.
Adamın ten rengi bile sevilesi abi. Ten rengi.
Gözleri.
OF.
Yüzyüzeyken Konuşuruz @ Balcony Tv İstanbul
Beşikaş
Haziran 2012
Bir çok şey yaşayıp vazgeçmek zorunda kalıyoruz bazen. Hem kendi iyiliğimiz için hem karşı tarafın iyiliği için.
Şimdi.
Her şey bitmiş di mi?
Peki,neyin peşindesin? Neden o kadar zaman geçmiş olmasına rağmen ayrılığı kabullenemiyorsun?
Devam etsene hayatına. Bırak eksiyi. Yeniden sev. Bi silkelen,kendine gel. Unut.
Seni sevmeyen birini aptalca beklemek sana acıdan başka hiçbir şey kazandırmaz. Depresif bi adam olup çıkarsın sadece.
Bak,bu ilişki ikimizin de iyiliği için bitti. Sürmezdi ki. Olmazdı. Senin o geleceğe hapsolmuş hayallerini yaşayacağın kişi ben değildim. Çünkü ben aynı hayallerin merkezine seni yerleştirmişken gittin sen. Olmazdı. Daha fazla yıpranmamak için en iyisiydi bu.
Ve lütfen,kendini terk edilmiş mükemmel adam sanmaktan vazgeç. Madem senin harika bi insan olduğunu düşünen,seni bırakan kıza gerizekalı gözüyle bakan insanlar var,onlarla mutlu ol. Çünkü,onlar senin bana ne yaşattığını bilmiyorlar. Haklılar seni göklere çıkarmakla.
Bu konu hakkında ve senin hakkında bir daha asla herhangi bir yorumda bulunmak istemiyorum. Beni bir cevap yazısı yazmak zorunda bırakma. Ne yaşadığımızı bi biz biliyoruz. Haklı olduğumuz ve haksız olduğumuz zamanları da. Hatalarımızı da. Bu biten ilişkinin üstüne edebiyat yaparak saygısızlaşmaya gerek yok. Sadece sen mesajı aldın bence. Bir daha ucu bana dokunacak bir şeyler yazmamanı,benimle ve yaşanan şeylerle ilgili iyi veya kötü bir yorum yapmamanı RİCA EDİYORUM.
Gidip çay koyabilirim şimdi.
Hiç pişman olmamış olduğum için ben bu huzuru dibine kadar hak ediyorum.
“Gözleri yeterdi. Sadece bir bakışı,bir kaç saniyesi yeterdi. Gülüşü… Gülüşü yeterdi. Tek kelimesi. Yeterdi bana.
Mutlu olmamız zor değil. Azıcık sevgin yeter bana.”